Sidebar Ad

MEME KANSERİNDEN KORUNMA, ERKEN TANI VE TEDAVİ

0

MEME KANSERİNDEN KORUNMA, ERKEN TANI VE TEDAVİ

Prof.Dr.Abdullah İğci

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Ülkemizde yaklaşık her 12 kadından biri yaşam boyunca meme kanserine yakalanmaktadır. Meme kanseri yaşın ilerlemesi ile  görülme oranı artmaktadır. Bu nedenle 40 yaşından sonra meme kanserinin erken tanısı için yıllık mamografi, doktor muayenesi ve aylık kendi kendini muayene yöntemlerini uygulamak gerekir.

Bu yöntemlerle meme kanserini erken yakalamak mümkün olacaktır. Erken tanı konmuş meme kanseri tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Meme kanseri, meme parankimini oluşturan süt yapan hücreler veya süt kanallarını oluşturan hücrelerin amaçsız ve kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Hücrelerin çoğalması ve büyümesi için uzun zaman geçmesi gerekir. Çoğalan hücreler lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilirler.

Amaç, meme kanserinin kan ve lenf yoluyla yayılmadan önce meme içinden küçük bir kitle iken tanı konmasıdır. Bu aşamadan tanı konan hastalarda tedavi tamamen mümkündür.

Meme kanserinin nedeni henüz tam olarak  bilinmemektedir. Ancak meme kanseri için risk olacak bazı faktörler bilinmektedir.

Meme kanseri için risk faktörleri

  • Anne ve kız kardeş gibi birinci derece akrabasında meme kanseri olanlar
  • Hiç doğum yapmamış olanlar
  • Hiç emzirmemiş olanlar
  • 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapmış olanlar
  • 50 yaşın üzerinde olanlar
  • Erken ilk adet(12 yaşından önce), geç menopoz (50 yaşın üstü)
  • Şişman ve aşırı alkol kullanan kadınlar
  • Daha önce bir memesinde meme kanseri olanların diğer memesinde
  • Meme kanseri (BRCA) geni taşıyanlar
  • İlk doğum öncesi uzun süre doğum kontrol hapı kullanılması

 

Bu özelliklere sahip olan kadınların daha dikkatli olmaları gerekmektedir.

Meme kanserinden korunma

  • Özellikle A ve C vitamininden zengin taze meyve ve sebze,
  • Hayvansal yağları azaltınız, daha fazla posalı gıdalar,
  • Tütsülenmiş tuzlu ve konserve yiyecekleri azaltarak,
  • Sigara içmeyerek
  • Fazla kilo almamaya çalışarak,
  • Alkollü içki kullanmayarak, meme kanserinden korunabilir.

 

 

 

Meme kanserinde erken tanı için ne yapılmalıdır?

Memesinden hiçbir şikayeti veya kitlesi olmayan kadınlarda olası bir meme kanserini erken dönemde tanı koymak için kullanılan yöntemlere”TARAMA YÖNTEMLERİ” denmektedir. Bu genellikle 40 yaşından sonra başlamalıdır.  Ancak 30 yaşından itibaren bilinçlenip aylık kendi kendine meme muayenesi ile memelerin kontrol edilmesi uygun olmaktadır. Tarama yöntemleri 3 şekilde yapılmaktadır.

  • Yıllık Mamografi
  • Her ay kendi kendini muayene
  • Yıllık doktor muayenesi

 

1- Mamografi: Memesinden hiçbir şikayeti olmayan kadınlarda 40 yaşından sonra yıllık mamografi çekilmesi, meme kanserini ele gelen büyüklüğe ulaşmadan tesbit edilmesini sağlar. Ailesinde meme kanseri olanlar da ise ilk mamografi 32 yaşından itibaren yapılmalıdır. Herediter meme kanserinde ise bu kontroller 26 yaşında başlamalıdır.

Mamografi özel tip X ışınları ile çekilir. Meme iki plastik plak arasında sıkıştırılır. Meme içinde iyi ve kötü huylu kitleler, şüpheli mikrokalsifikasyonlar  hakkında bize bilgi verir.

2- Kadınların aylık kendi kendini muayene etmesi kolay bir yöntem olup, genellikle  adetin bitiminden itibaren 4-5 gün sonra yapılmalıdır. Menopoz veya rahim veya yumurtalık ameliyatı olan kadınlar periyodik olarak ayda bir kez aynı günlere denk getirerek meme muayenesini yapmaları gerekmektedir.

Kendi kendini meme muayenesi için belden üst taraftaki giysileri çıkarıp ayna karşısında, duş yaparken ve sırt üstü yatarken şekillerde gösterildiği gibi meme muayenesi yapılmalıdır.  Bu şekilde, her ay kendi memesini muayene eden kadınlar kendi meme içindeki dokuları tanıyarak bunun dışında oluşan farklılıkları anında farketmesine yol açar.

3- 40 yaşından sonra yılda bir kez memesinde hiçbir şikayeti olmayan kadınların doktora başvurarak muayene olması gerekmektedir.

Memede saptanan her kitle kanser midir?

Memede ele gelen kitlelerin %90 kanser değildir. Genç yaşlarda fibroadenom veya kist denen kanser olmayan kitleler çok görülür. Orta ve ileri yaşlarda fibrokistik değişiklikler ele kitle olarak gelebilir. Kitlelerin ağrılı veya ağrısız olması bunun kanser olduğu anlamına gelmez.

Ancak meme de ele gelen farklı bir yapı veya kitlenin  ne olduğunun mutlaka aydınlatılması gerekmektedir. Ağrısız olması bunun önemli olmadığini göstermez. Meme de kitle farkedildiğinde mutlaka doktora başvurmak gerekir.

 

 

 

Memede kitle saptandığında neler yapılır?

Doktor muayenesini takiben memedeki kitlenin ne olduğunu anlamamız için aşağıdaki işlemler yapılır.

  • Mamografi
  • Ultrasonografi
  • Biopsi

Mamografi, memedeki kitlenin yoğunluğunu kenarlarının düzensiz olup olmadığını, kitle çevresinde veya içinde mikrokalsifikasyon varlığını bize gösterir.
Ultrasonografi ise memede tesbit edilen kitlenin yüksek frekanslı ses dalgaları ile kist veya katı yapı olup olmadığını bize gösterir.

Ele gelen kitlenin fibrokistik değişiklikler olduğunu gösterebilir. Genellikle 35 yaşın altında memesinde kitle saptanan kadınlarda bu kitlenin ne olduğunu anlamamız için öncelikle ultrasonografiyi tercih ederiz. Mamografi yapılması gerekmez ve bize hiçbir bulgu vermez.

Biopsi, memede saptanan katı , sert bir kitlenin ne olduğunu öğrenmemiz için doku parçası alınması işlemine denir. 4 şekilde yapılabilir.

  • İnce iğne aspirasyon biopsisi: Bir enjektör yardımıyla meme içindeki kitleden hücre aspirasyonu yapılarak sitolojik tetkik yapılır. Yani bu hücrelerin ne tür yapıda oldukları araştırılır.
  • Cerrahi biopsi: Memedeki kitlenin bir kısmının veya tamamının çıkarılmasıdır. Memedeki kitlenin etrafı lokal anestezi ile uyuşturularak yapılır. Çıkarılan doku tahlil için patolojiye gönderilir.
  • İşaretleme biopsisi: Meme de mamografi veya ultrasonografi ile tesbit edilen küçük ele gelmeyen  şüpheli kitleler mamografi veya ultrasonografi cihazlarının yardımı ile telle işaretlendikten sonra bu kitlenin genel anestezi altında çıkarılmasıdır.
  • Frozen yöntemi, Memede saptanan kitlenin ameliyat esnasında çıkarılması ve ameliyathanede Patolog tarafından hemen incelenmesi ile tanı konması ve takiben yapılması gereken ameliyatın hemen yapılmasıdır.

 

Meme kanserinin tedavisinde neler yapılmaktadır?

Meme kanserinin tedavisi bir çok tedavi yöntemlerinin birlikte kullanılması ile mümkün olmaktadır.

  • Cerrahi
  • İlaçla tedavi – Kemoterapi
  • Işınla tedavi – Radyoterapi
  • Hormonoterapi

          Cerrahi: Meme kanserinde uzun yıllar memenin ve koltuk altındaki lenf bezlerinin çıkarılması olan

Modifiye radikal mastektomi ameliyatı yapılmıştır.Ancak son 30 yılda insanların daha bilinçlenmesi eğitim, tarama yöntemlerinin kullanılması ile erken dönemde tanı konulmasının mümkün olması nedeniyle memenin tümünün alınmadan sadece tümör etrafındaki doku ile birlikte çıkarılması , memenin yerinde bırakılması ve koltuk altındaki lenf bezlerinin temizlenmesi ile mümkün olmaktadır.

Memeyi koruyan bu yöntem ülkemizde ancak %40 hastaya yapılabilmektedir. Bu ameliyat için risk olan hastalarda yine de memenin tamamının alınması gerekmektedir. Son yıllarda kanser nedeniyle memesi alınan hastalarda karın adaleleri ve sırt adeleleri kullanılarak  veya meme bölgesine silikon protez yerleştirilerek yeniden meme yapılması mümkün olmaktadır.

Kemoterapi,  vücuda yayılan bazı tümör hücrelerinin yok edilmesi  için birkaç ilaç birleştirilerek 3 haftada bir yapılan tedavidir. Bu bazen 4 kür, bazen 6 kür olarak planlanır.

Radyoterapi, Memenin alınması durumunda ameliyat bölgesine veya memenin alınmadan yapılan ameliyatlarda memenin diğer bölgelerini korumak için yapılan ışın tedavisidir.

Hormonoterapi: Tümör hücrelerindeki östrojen ve progesteron reseptör varlığında bu hücrelere östrojen hormonunun etkisini azaltmak için  Tamoxifen denen ilaç 5 yıl süre ile kullanılmaktadır.  Çok ender durumlarda hastanın yumurtalıklarının alınmasını da tedavi için gerekebiliyor.

MEME KANSERİNDEN KORKMAMAK GEREKİR, GEÇ KALMAKTAN KORKULMALIDIR.

 

 

                                            

Share.

About Author

Leave A Reply